Pek çok kişi yaşlanmanın ilk belirtisinin alın çizgileri olduğunu düşünür. Bu nedenle estetik uygulamalar da çoğu zaman yalnızca alın kırışıklıklarına odaklanır.

Oysa yüz yaşlanması yalnızca tek bir bölgeden ibaret değildir. Bir kişiyi olduğundan daha yorgun, üzgün veya yaşlı gösteren değişiklikler çoğu zaman alt yüz ve boyun bölgesinde başlar.

Doğal ve dengeli bir gençleşme için yüzün tamamının birlikte değerlendirilmesi gerekir.

Yüz Yaşlandıkça Neler Değişir?

Yaş ilerledikçe yalnızca ciltte kırışıklık oluşmaz. Aynı zamanda:

  • Kolajen ve elastin üretimi azalır.
  • Yağ dokuları yer değiştirir.
  • Destek bağları gevşer.
  • Bazı yüz kasları aşağı doğru çekmeye başlar.
  • Çene hattı belirginliğini kaybeder.
  • Boyunda gevşeme oluşabilir.

Bu değişiklikler birlikte çalışarak yüz ifadesini etkiler.

Neden Daha Yorgun Görünürüz?

Birçok kişi “Çok yorgun görünüyorsun.” yorumunu alır. Bunun nedeni çoğu zaman alın çizgileri değildir.

Alt yüzde meydana gelen değişiklikler yüz ifadesini değiştirebilir.

Örneğin;

  • Ağız kenarları aşağı doğru dönebilir.
  • Çene hattı belirginliğini kaybedebilir.
  • Yanaklarda sarkma oluşabilir.
  • Boyun bantları belirginleşebilir.
  • Gıdı bölgesinde hacim artabilir.

Tüm bunlar yüzün daha ağır ve yaşlı görünmesine neden olabilir.

Alt Yüzde Hangi Kaslar Rol Oynar?

Yaşla birlikte bazı yüz kaslarının etkisi daha belirgin hale gelir.

DAO (Depressor Anguli Oris)

Ağız köşelerini aşağı çeken kastır.

Aktivitesi arttığında kişi üzgün veya mutsuz bir ifadeye sahip olabilir.

Mentalis Kası

Çene ucunda yer alır.

Fazla çalıştığında:

  • Çene üzerinde portakal kabuğu görünümü oluşabilir.
  • Alt yüz daha gergin görünebilir.

Platysma Kası

Boyundan çene hattına uzanır.

Yaş ilerledikçe:

  • Boyun bantları belirginleşebilir.
  • Çene hattı aşağı çekilebilir.
  • Gıdı görünümü artabilir.

Dudak Çevresi Kasları

Dudak çevresindeki kas hareketleri zamanla dikey dudak çizgilerinin oluşmasına katkıda bulunabilir.

Genç Bir Görünüm Sadece Kırışıklıkları Azaltmak Değildir

Modern estetik yaklaşımı yalnızca kırışıklıkları azaltmayı hedeflemez.

Asıl amaç:

  • Yüzün doğal oranlarını korumak,
  • Yüzün üst, orta ve alt bölümünü birlikte değerlendirmek,
  • Daha dinlenmiş,
  • Daha canlı,
  • Daha dengeli bir görünüm elde etmektir.

Bu nedenle yalnızca alın bölgesine yapılan uygulamalar her zaman yeterli olmayabilir.

Alt Yüz Gençleştirmede Hangi Tedaviler Tercih Edilebilir?

Kişinin ihtiyacına göre farklı tedaviler planlanabilir.

Bunlar arasında:

  • Endolift
  • Biyostimülan uygulamalar
  • Botulinum toksin (uygun hastalarda)
  • Dolgu uygulamaları
  • Kolajen uyarıcı tedaviler
  • Enerji bazlı cilt sıkılaştırma sistemleri

yer alabilir.

Hangi tedavinin uygun olduğuna ayrıntılı muayene sonrasında karar verilmelidir.

Sonuç

Yaşlanma yalnızca alın çizgileriyle başlamaz. Çene hattı, ağız çevresi, boyun ve alt yüzde meydana gelen değişiklikler yüz ifadesini büyük ölçüde etkileyebilir.

Bu nedenle doğal bir gençleşme hedefleniyorsa, yüzün tek bir bölgesi yerine bir bütün olarak değerlendirilmesi en doğru yaklaşımdır.