Polinükleotidler (polynucleotides), DNA ve RNA’dan türetilen biyomoleküllerin enjekte edilmesiyle uygulanan bir cilt rejuvenasyon (yenileme) yöntemidir. Bu tedavi, estetik alanda cilt görünümünü geliştirmek için kullanılan non-invaziv bir uygulamadır. Polynükleotid enjeksiyonları; cilt dokusunun elastikiyetini, hidrasyonunu ve genel kalitesini artırmayı amaçlar.
Etki Mekanizması
Enjekte edilen polinükleotidler, derideki fibroblast hücrelerini uyarmaya yardımcı olur. Fibroblastlar, kolajen ve elastin üretiminde rol oynayan hücrelerdir ve bu proteinler cilt yapısının sıkı ve elastik olmasını sağlar. Polynükleotid tedavisi, hücresel yenilenmeyi teşvik ederek cilt dokusunun yapısını iyileştirmeye katkı sağlar.
Ayrıca polinükleotidler anti-inflamatuar (iltihap azaltıcı) özelliklere sahiptir ve derin hidrasyonu destekler. Bu özellikler, cilt bariyerini güçlendirmeye ve dokunun daha sağlıklı görünmesine yardımcı olur.
Uygulama Alanları
Polinükleotid enjeksiyonları aşağıdaki cilt sorunlarında kullanılabilir:
-
Cilt elastikiyetinin artırılması: Cildin sıkılığının ve esnekliğinin iyileştirilmesi.
-
Hidrasyonun desteklenmesi: Derin nemlenme ve cilt dokusunun yoğunluk kazanması.
-
Pürüzsüzleştirme ve doku iyileştirme: Cilt yüzeyindeki ince çizgilerin ve dokusal düzensizliklerin giderilmesine katkı.
-
Gözenek görünümünün azaltılması: Özellikle genişlemiş yüz gözeneklerinin daha az belirgin hâle gelmesi.
Tedavi Süreci
Polinükleotid enjeksiyonları genellikle kısa süreli bir uygulamadır. Tipik bir seans 15–30 dakika sürebilir. Bu süre zarfında ürün, hedeflenen cilt alanına enjekte edilir. Bir tedavi planı genellikle birkaç seansı kapsayabilir; örneğin 3–4 seans, 2 hafta arayla önerilebilir. Bu tekrarlar, kolajen üretimi ve doku yenilenmesinin desteklenmesine yardımcı olabilir.
İşlem sonrası çoğu kişi günlük aktivitelerine hemen dönebilir. Ancak enjekte edilen bölgedeki hafif kızarıklık, şişlik veya hassasiyet gibi etkiler geçici olarak görülebilir.


