Klinikte hastalarımla konuşurken lazer teknolojilerinden bahsettiğimde, bazen kafaların karışabildiğini görüyorum. “Lazer cildimi yakar mı?”, “İyileşme süreci çok mu uzun sürer?” gibi sorularla sıkça karşılaşıyorum. Günümüz dermatolojisinde en çok güvendiğim, cildin kendi kendini onarma mekanizmasını en akıllı şekilde tetikleyen sistemlerin başında Fraksiyonel Lazer teknolojisi geliyor.
Kelime anlamı olarak “fraksiyonel”, parçalı veya bölünmüş demek. Klasik lazerler cildin tüm yüzeyini tek bir tabaka halinde soyarak etki ederken, fraksiyonel sistemler ışını mikroskobik sütunlar halinde cilde gönderiyor. Yani cildin yüzeyinde sağlam adacıklar bırakarak minik mikro-hasarlar yaratıyoruz. Bu sayede cilt, etraftaki sağlıklı dokunun da desteğiyle çok daha hızlı ve güvenli bir şekilde iyileşiyor. Derinin alt katmanlarında (dermis) tetiklenen kolajen üretimi, cildin adeta yeniden inşa edilmesini sağlıyor. ayrıca kliniğimizde kullandığımız yeni nesil fraksiyonel lazer ile uygulama sonrasında kızarıklık soyulma gibi şikayetler olmuyor böylece tedaviye uyum sağlama çok daha kolay oluyor sosyal yaşama dönüş hemen oluyor
Hangi Cilt Sorunlarının Tedavisinde Kullanıyoruz?
Fraksiyonel lazeri kliniğimde adeta bir “joker kart” gibi görüyorum; çünkü cildin hem yüzeyel hem de derin katmanlarındaki birçok farklı probleme aynı anda müdahale etmemize imkan tanıyor. En sık başvurduğumuz durumları şöyle özetleyebilirim:
* Akne ve Sivilce İzleri: Derin sivilce çukurları ve yüzde bıraktığı doku kayıpları, hastalarımın en çok şikayet ettiği konuların başında gelir. Fraksiyonel lazer, bu çukurların tabanını yukarı doğru iterek cildin pürüzsüzleşmesinde en büyük yardımcımızdır.
* İnce Kırışıklıklar ve Yaşlanma Belirtileri: Zamanla azalan kolajeni yerine koymak, göz çevresi, ağız kenarı ve alın bölgesindeki ince çizgileri hafifletmek için harika sonuçlar verir.
* Güneş ve Yaşlılık Lekeleri: Güneşin, yılların ve hormonal değişimlerin cüzdanda bıraktığı ton eşitsizliklerini ve lekeleri büyük ölçüde siler, cilde daha canlı bir parıltı kazandırır.
* Cilt Gençleştirme (Rejuvenasyon): Sadece bir problemi yok etmek için değil, genel olarak matlaşmış, elastikiyetini kaybetmiş ve yorgun bakan cildi canlandırmak, sıkılaştırmak amacıyla da sıklıkla uyguluyoruz.
* Genişlemiş Gözenekler: Özellikle karma ve yağlı ciltlerdeki deforme olmuş, geniş gözenek yapısını daraltarak daha taze ve pürüzsüz bir doku elde etmemizi sağlar.
* Ameliyat ve Kaza İzleri (Skarlar): Vücudun herhangi bir yerindeki cerrahi izlerin veya travmatik izlerin görünümünü hafifletmekte de oldukça başarılı sonuçlar alıyoruz.
Tedavi Süreci Nasıl İlerliyor?
Hastalarım en çok işlem sırasındaki konforu merak ediyor. İşlem öncesinde cilde lokal anestezik kremler uyguluyoruz ve ortalama 30-40 dakika uyuşmasını bekliyoruz. Bu sayede işlem sırasında ağrıdan ziyade hafif bir karıncalanma veya sıcaklık hissediliyor.
Uygulama süresi, çalışılacak bölgenin büyüklüğüne bağlı olarak genellikle 20 ila 45 dakika sürüyor. İşlem sonrasında yüzde hafif bir kızarıklık ve güneş yanığı hissiyatı olması çok normaldir; bu durum birkaç gün içinde yerini hafif bir kabuklanmaya (bronzlaşmış bir görünüme) bırakır. Cildin kendini yenilemesi ve o taze, canlı dokunun ortaya çıkması ise ortalama 1 hafta ila 10 günü bulur. Bu süreçte güneş koruyucu kullanımına ve doktorunuzun önerdiği nemlendiricilere sadık kalmak kusursuz bir sonuç almanın anahtarıdır.
Pürüzsüz, sağlıklı ve yıllara meydan okuyan bir cilde kavuşmak, doğru ellerde atılacak bilinçli adımlarla mümkündür. Cildinizin yapısına en uygun tedavi planını oluşturmak ve bu süreci güvenle geride bırakmak için Uzman Cilt Doktoru Dermatolog Fatma Özel koordinatörlüğünde Bursa Dermaclinic’te bizlerle iletişime geçebilir, sağlıklı bir cilt yolculuğuna ilk adımı atabilirsiniz.

