Melazma, cilt tedavileri arasında hem hastayı hem de hekimi en çok zorlayan, ciddi bir sabır ve uyum gerektiren pigmentasyon sorunudur. Klinik ortamında uzun ve titiz bir tedavi sürecini tamamlayıp, aynada o hayalini kurduğunuz lekesiz, aydınlık ve eşitlenmiş cilt tonunu gördüğünüz an hissettiğiniz mutluluk paha biçilemez. Ancak bir dermatolog olarak en kritik uyarımı tam da bu zafer anında yapmalıyım: Melazma tedavisinde asıl süreç, lekeler silindikten sonra başlar.
Melazma, tıpkı tansiyon veya diyabet gibi kronik bir yapıya sahiptir. Lekenin görünürlüğünü sıfıra indirmiş olmamız, onu üreten mekanizmanın sonsuza dek yok olduğu anlamına gelmez. Cildimize rengini veren “melanosit” hücrelerinin çok güçlü bir hafızası vardır ve en ufak bir tetikleyicide yeniden aşırı pigment (melanin) üretmek için adeta pusuda beklerler. Bu nedenle tedavi bittikten sonra “Artık iyileştim, her şeyi bırakabilirim” düşüncesi, lekelerin haftalar içinde geri dönmesine neden olan en büyük hatadır.En sık yapılan hatalardan biri de bu ödüllü krem arkadaşıma bu krem iyi gelmiş deyip sizin de aynı aynı kremleri kullanmanızdır unutulmamalıdırki arkadaşınıza iyi gelen bir krem sizinlekenizi tetikleyebilir
Melanositleri Uyutmaya Devam Etmek İdame (Koruma) Dönemi
Tedavi sonrası elde ettiğimiz pürüzsüz görünümü korumak için cildinize özel bir “koruma kalkanı” ve yaşam tarzı stratejisi oluşturmanız şarttır. Lekenin tekrarını önlemek için hastalarıma uyguladığım temel stratejiler şunlardır:
* Görünür Işığa Karşı da Koruma: Sadece yazın plajda değil, yılın 365 günü güneş koruyucu kullanmanız gerektiğini artık biliyorsunuz. Ancak melazma hastaları için sıradan güneş kremleri yeterli değildir. Bilgisayar ekranlarından, telefonlardan ve spot lambalardan yayılan görünür ışık (mavi ışık) da melazmayı tetikler. Bu nedenle tedavinizi takiben, mutlaka “demir oksit” içeren, renkli (kapatıcılı) ve geniş spektrumlu dermatolojik güneş koruyucular kullanmalısınız.
* Isı ve Buhar Tetikleyicilerine Dikkat: Melazma sadece güneşi değil, yüksek ısıyı da çok sever. Sauna, hamam, buhar banyosu, çok sıcak suyla duş almak, hatta yemek yaparken fırın kapağından yüzünüze vuran ani sıcaklık bile melanositleri uyarabilir. Yüzünüzü her zaman serin tutmaya özen göstermelisiniz.
* İdame (Baskılayıcı) Kremlerin Devamlılığı: Tedavi bittiğinde hekiminizin size reçete ettiği leke açıcı içerikleri aniden çöpe atmazsınız. Leke üretim enzimini (tirozinaz) baskılayan güvenli içerikleri (C vitamini, traneksamik asit, niasinamid veya arbutin gibi) haftada 2-3 gece gibi bir rutine bağlayarak melanositleri “uykuda” tutmaya devam ederiz.
* Hormonal Değişimlerin Farkında Olmak: Melazma hamilelik, doğum kontrol hapları veya tiroid sorunları gibi hormonal dalgalanmalara karşı aşırı duyarlıdır. Eğer böyle bir tedavi veya dönemden geçiyorsanız, cilt bakım rutininizi hekiminizle birlikte yeniden güncellemeniz gerekir.
* Hatırlatma Seansları: Elde ettiğimiz sonucu kalıcı kılmak için 3-6 aylık periyotlarla kliniğe uğramak büyük önem taşır bu aralarda yaptıracağınız koruma tedavileri ilelekenize daha iyi kontrol altına alabiliriz. Cildin toleransına uygun hafif peelingler veya leke baskılayıcı mezoterapi kokteylleri ile cildin savunma hattı sürekli güçlü tutulur.
Melazma bir kader değildir; doğru adımlar ve bilinçli bir bakımla tamamen kontrol altında tutulabilen bir durumdur. Cildinizi lekelenmeye yatkın bir dezavantaj olarak görmek yerine, ona nasıl davranmanız gerektiğini öğrendiğinizde o berrak görünümü yıllarca koruyabilirsiniz.
Cilt lekelerinizle vedalaşmak ve tedavi sonrasında ömür boyu sürecek lekesiz bir cildin temelini atmak için uyguladığımız güncel melazma protokolleri; Uzman Cilt Doktoru Dermatolog Fatma Özel koordinatörlüğünde Bursa Dermaclinic’te kişiye özel yaklaşımlarla titizlikle yürütülmektedir. Kendi cilt hikayenizi baştan yazmak ve detaylı bilgi almak için dermaclinic.com.tr üzerinden bizimle iletişime geçebilirsiniz


